beyin göçü

Doğduk,

7 yaşında koyun gibi çayıra saldılar,

Kendini eğitilmiş sanan türlü türlü çobanlara verdiler bizi,

Sağolsunlar, harf öğrettiler, emekleri büyük,

Ama eğitim verenin eğitimsiz olduğu, eğitimin harf öğretmenin dışına çıkmadığı böyle sistemin içine sıçayım abi.

 

Neyse, ilkokul bitti.

Özel bir liseden mektup geldi eve.

Gel şu kadar bursla oku falan.

Gittik, okul güzel, okul başarılı bir okul.

Olimpiyat madalyaları,

Avrupa, dünya, balkan şampiyonlukları,

İyi de bir basketbol takımı

Tamam dedik yazıldık.

 

Okul güzel bitti, onu bir ara anlatırım, olaylar olaylar…

Neyse geldi üniversite zamanı

Yine aynı olay, gel bursla oku, tercih listesine yaz puanın yetiyor dediler.

Devlette okumam demiştim özeli görünce

İyi dedim yazayım. Yazdım, tam bursla başladım, üniversite de bitti.

 

Geldim 22 yaşına tam mezun oluyorum.

Ülkede bir kıyamet, darbe oluyormuş,

Akşam İzmir Küçükpark’tayım, takılıyorum

Masamda bilgisayarım, yanında double espressom, yukarıda televizyon, içinde köprü üstünde tanklar.

Bir telefon, ‘kanka bu ne böyle darbe mi olur’

Dedim oğlum bu ne akü 3 tankla darbe mi olur?

 

1 hafta sonra TAAAK diplomamı almadan üniversitem kapandı.

 

Darbe devlete mi oldu, yoksa devlet mi kendi halkına darbe yaptı anlamadık.

Sonra belli oldu tabi, öğrencisi, esnafı, profesörü demeden muhalif kim varsa darbe ona olmuş

Elime verdiler, yanlış anlamayın, diplomayı kardeşler…

Boktan bir üniversiteye, tüzük dışı bir şekilde transfer etmişler sormadan etmeden

 

Üstünde de ‘667 kanun hükmünde kararname ile vs… yazıyor’

Diplomanın üstünde yazıyor.

Hani diyor ki al diplomayı….

Neyse giren girmiş bir de diploma girmesin dedim, diplomayı aldım önüme baktım.

 

Ne göreyim?

Terörist olmuşum.

Ama olaya gel benim haberim yok

Ulan haberim olmadan nasıl terörist oldum bir araştırayım dedim

 

Bir baktım ülkenin yarısı teröristmiş

Bizim üniversitedeki hocalar,

Öğretmenler,

Lisedeki aşkitoperipellalarım,

Ben,

Arkadaşlarım,

Kemal Kılıçtaroğlu, diğer siyasi parti lideleri falan böyle hepimiz teröristiz ama kafalar nasıl güzel

 

Neyse o başka bir konuşmaydı.

 

Okuldaki akpli puştlar(hakaret ettim şu an ama s’kerler umrumda değil)

Almışlar ne kadar muhalif varsa okulda, fişlemiş yavşaklar.

Son dönemde sosyal bilimler alanında yaptığım çalışmalardan dolayı baya takıldım onlarla biliyorum da huylarını

Yazmış Facebook’a, savcılığa elimdeki listeyle gidiyorum komşularınıza bile acımayın diye

 

Dedim pezevenk benim de başımı yakacak

Onlara göre muhalif herkes çetöcü artık.

Çıktım balkanlara,

Baktım bir şey olmayacak geri döndüm

Ama ortalık yanıyor kafamda Ezhel’in felaket şarkısı(sakin olun daha o zamanlar o parça yok)

 

Ülkeye bir geldim, kimse yok.

Herkes içeride

Bakkal vardı nerede diyorum, aldılar diyorlar

Eczacı vardı, onu da aldılar kardeş

Hocayı arayacağım yüksek lisans için, hocayı da almışlar

Bizim yoldaki köpeklere dokunmamışlar

Sonradan öğrendim zaten itle köpekle değil aydın insanlarlaymış dertleri

 

Bok gibi 1 sene geçirdim ülkede

Herkes nefretle yaşıyor, sokakta nefret, tvde nefret,

Sosyal medya olmuş lağım

Tuvalette bile yakaladığımız o rahatlamanın getirdiği anlamsız gülüşleri kaybetmişiz yüzümüzden.

BOM BOK geçiyor günler.

 

İşe giremiyorsun, bir şey yapamıyorsun, kaçak çalışsan verilen maaşla İzmir’de nasıl yaşayacaksın.

Dedim sokarım ben gideceğim. Burada korkuyla sürünüyorum, hiç yoktan özgürken sürünürüm.

Sürün sürün ABD’ye kadar süründüm. Baya iyi sürünmüşüm ki 2017 En İyi Sürünenler listesinde adımı baş sıralarda gördüm. Finallerde de MVP’yi çaktım geçtim.

 

Ama ne oldu biliyor musunuz?

Arkama döndüm bir baktım her şeyimi çalmışlar,

Binlerce genç içeride, anılar, dostluklar, anneler, bebekler, harbiyeliler, doktorlar, proflar, ev kadınları…

Ben yine iyiyimlerle avuturken kendimi,

10.000 km uzakta ayakta kalmaya çalıştım.

 

Başka dil ve başka kültürde, önümüzde bir sürü handikapla ayakta kalmaya çalışmak…

Sevmediğimiz işlerde çalışa çalışa, ideallerimizden ve hedeflerimizden uzağa kürek çekmek…

En iyi kullandığın dilinin bile işine yaramaması…

 

Kendi ülkendeki edinimlerinin bir boka yaramaması…

Her şeyin fazlasıyla zaman alması…

Ama sadece özgür olmak.

Değer mi? Değer.

 

Özgür olmak değer.

 

Biliyorum, her şey biraz daha geç olacak.

Sevdiğim işi yapmak ve hayallere koşmak, başkalarının hayallerine merdiven olmak için daha çok pizza dağıtmam lazım

Ama amaçsızca yazdığım bu yazıyı şöyle bitireyim

 

Gençliğimizi s’ktiniz, gelecekte bize muhtaç kalın !