KARABİBİK – NABİZADE NAZIM

Karabibik Roman Özeti - Nabizade Nazım

  • Karabibik 1890’da yayınlanan ilk gerçekçi köy romanıdır. Bu nedenle Türk edebiyatında önemli bir yere sahiptir. Antalya’ya bağlı bir köyde yaşayan Karabibik isimli bir köylünün yaşam mücadelesini konu edinir.

KISA ÖZET

Köylü Karabibik erkenden kalkarak tarlasına gitti. Tarlasını çitle çevirecekti. Bunun için tepeden pırnal fidanları kesip getirmişti. Elinde ağzı çentikli bir bıçak tutuyordu. Üstü başı eski, yamalı idi. Ayaklarında iri, sökük, kalın pençeli yemeniler vardı.

Kendisine bu tarla Koca Osman’dan kalmıştı. On iki dönümlük tarlanın dört dönümünü Kara Durmuş’a satmıştı. Geri kalan sekiz dönüme komşunun zengin Yosturoğlu göz dikmişti. Bu yüzden araları açıktı.

Güneş yavaştan ısıtmaya başlamıştı. Komşu tarlalarda ekinler yarım karış kadar boy vermişti. Karabibik’in tarlası ise otlarla kaplıydı, henüz sürülmemişti. Çünkü Karabibik hastalanmıştı. Doktor üç ay evden çıkmamasını öğütlemişti. Bundan ötürü epey borçlanmıştı. Öyleyken, sol böğründeki ağrılar ara sıra kendini duyuruyordu.

Akşam olunca, penceresiz, tek odalı, kerpiçten yapılan evinin yolunu tuttu. Kapıdan girdiğinde, tembel kızı Huri uzanmış yatıyordu. Hiçbir işe el sürmemişti.

Karısı, Huri’yi doğurduktan sonra tifodan ölmüştü. Kızının komşulardan Gülsüm Hatun büyütmüştü. Başkaca bir çocuğu olmadığından onu evladı saymıştı. Ölünce, malını mülkünü Huri’ye bırakacağı söyleniyordu. Baba kız, içten içe, buna inanıyor, avunuyorlardı.

Huri <<gayet esmer, gözleri parlak ve çipil, sağ bacağı topal , etine dolgun>> bir kızdı. Yaşı otuzu aşmıştı. Neredeyse evde kalacaktı.

Karabibik, kızını Koca İmam’ın oğlu Sarı İsmail’e vermenin hayalini kuruyordu. Böylece, İmam’ın öküzlerini bedava kullanabilecekti. Fakat, bugün duyduğuna göre, İsmail Köşkarlı Yusuf Ağa’nın beslemesiyle evlenecekmiş… Bu habere Karabibik’in canı pek sıkılmıştı. Çünkü, öküzsüz işler yürümüyordu. Ne yapıp edip öküz sahibi olması gerekiyordu…

Sabahleyin erkenden yola koyuldu. Temre köyüne gidecek, Tüccar Anderya’dan bor para isteyecek, bir çift öküz satın alçaktı.

Anderya dükkanını henüz açmamıştı. Karabibik oyalanmamak için Kilise’ye doğru yürüdü. Avluda Eftalya’yı gördü. Bu, köy hekimi Linardi’nin karısıydı. Tombul, Sarışın, oynak, güzelce bir kadındı. Karabibik öteden beri onu beğenirdi. Eftelya’da bunu bilirdi. Zaten gözü dışardaydı. Erkeklerle açık seçik şakalar yapardı.

Anderye Temre’de iyi tutulmuştu. Tefecilik ediyor, bir veridiğinin on katını alıyordu. Karabibik de farkındaydı bunun ama başka çaresi yoktu. Öküzleri almak zorundaydı. Anderya’yı beklerken bir ara Barba Yani’nin dükkanına girdi. Derdini açtı, para istedi, faiz konusunda anlaştılar fakat bir de Anderya’ya başvurmak niyetindeydi. Belki faizi düşürebilirdi. O sıra kapıdan Yusuf geçiyordu. Karabibik seslenerek peşinden koştu böylece Yani’den kurtulmuştu. Yolda Anderya’ya rastladılar. Karabibik diller döktü ama Anderya’yı kandıramadı. Bunun üzerine yeniden Yani’ye gitti, parayı aldı, cebine attı.

Karabibik artık işlerini yoluna koymuştu bir çift öküzle tarlada çalışıyor, arada bir sevinçli sesler çıkarıyor, hatta türkü söylüyordu.

Bir ara çitin ardından Huri göründü. Damda canı sıkılmış, şöyle bir gezinmeye çıkmıştı. Babasına bakmadan yürüdü, öküzlerin yanına vardı, onları hayranlıkla seyretti, b,raz sonra Yosturoğlu’nun yeğeni Hüseyin belirdi. Yakışıklı bir gençti, Karabibik göz ucuyla onu izliyordu. Anlaşılan ateş bacayı sarmıştı. Kızmadı, çünkü kızının yaşı geçmişti. Belki de bu, onun son kısmetiydi.

Huri ise peşinde dolaşan delikanlıdan pek hoşlanmıyordu. Hüseyin Karabibik’i görünce oradan uzaklaştı ama Huri onun ilerde saklanıp yolunu bekleyeceğini biliyordu. Ertesi gün Huri’yi Hüseyin’e istediler. Tez zamanda nikahları kıyıldı. Şerbetler içildi, göbekler atıldı yemekler yenildi, davul zurna çalındı.

Bir gün Karabibik’in ağrıları tuttu. Sabaha değin uyuyamadı. Erkenden hekime koştu. Kapıyı Eftalya açtı, Karabibik’i görünce sevindi. Hemen içeri aldı. Kocası hastalarını dolaşmaya gitmişti, bir kahve pişirdi, gelip Karabibik’in yanına oturdu. Onu tahrik etmeye başladı, Karabibik’in başı döndü, Eftalya’yı yakaladı fakat kadın silkinip kurtuldu. Kapıyı açtı ilacı verdi. Karabibik çıkınca arkasından kahkahayı bastı…

Ünlü Edebiyatçıların Karabibik Eserine Getirmiş oldukları Eleştirilere Ulaşmak İçin Tıklayın.

Bu yazı  değerli vakitlerimizi bir şeyler öğrenmeden geçirmemek için hazırlanmıştır.

Beraber kendi alanları veya hobi olarak gördükleri alanlarla alakalı içerik üretmek isteyen arkadaşlar varsa aşağıdaki mail adresinden irtibata geçebilir. İstediğiniz bir mitolojik kahraman veya süper kahraman mahlasıyla parasutlusupermen.com’da yazar veya editör olarak yer alabilir. Özgün ve özgür içerikler sağlayabilir ve bu yolda tecrübeler edinebilir.

İçerik Üreten, ürettikçe öğrenen ve bilginin güç olduğuna inanan. Öğrenmenin tadına varmak isteyen bir aile olmak için

parasutlusupermen@gmail.com

Sevgi, saygı, ümitle kalın. Bol öğrenmeli günler…