Amerika'da yaşam-Yavuz Caner Aktekin

En İyisi Geri Dönmek

Daha önce çok fazla yurtdışı tecrübesi yaşamamış bir insan olarak ‘ya bir çıksam yurtdışına gerisi hallolur‘ felsefesiyle uzun süre kendimi kandırma başarısına sahip insanlardan biriyim. Çoğu zaman hayalini kurduğumuz şeyde, gerçekleşirken yaşayacağımız sıkıntılarına değil onun yerine o hayal gerçekleştikten sonra elde edeceğimiz hazza odaklanırız, ki genelde zaten yaşayacağımız sıkıntılar gözümüzde ‘aman ya ne var atlatılır‘ seviyesindedir. İşte şimdi size o sihirli cümleyi söyleyeceğim. O işler öyle olmuyor arkadaşlar.

Yurtdışına kesin planlarla çıkmamış, adeta benim gibi ‘bir gideyim de hallederim, burada nefes alamıyorum’gibi bir düşünceyle çıkmışsanız, ilk hafta yaşadığınız her zorlukta ‘ ya en iyisi ben burada bir yerde çalışıp buraya gelmek için harcadığım paradan biraz daha fazlasını kazanıp ülkeme geri döneyim, hiç yoktan masraflarımı çıkarmış olayım, ne yapacağım ki ben burada zaten…’ düşüncesine kapılabiliyorsunuz.

Şu an bu yazıyı yazarken otelde geçirdiğim o zor 3-5 geceyi düşünüyorum da gerçekten ilginç geliyor. İşin daha ilginç tarafını söyleyeyim. Birkaç arkadaşa da yurtdışına ilk çıktıklarında nasıl hissettiklerini sordum ve onlardan da benim hissettiklerime benzer cevaplar aldım. Zaten acayip değerli babam da kendisinin yurtdışı tecrübelerini anlatırken benim geldiğimde hissettiğim duyguyu çok kez hissettiğini anlatmıştı. O yüzden siz de yurtdışına çıktığınız zaman böyle bir hisle karşı karşıya gelirseniz. O gece yalnız başınıza başınızı yastığa koyduğunuz zaman o hisse Konfüçyüs’ün şu sözünü hatırlatın.

“Unutma, bir şeyin yapılamaz olduğunu düşünerek uyursan, başkasının o şeyi yaparken çıkardığı gürültüyle uyanırsın.”

Bu sözü hatırlattıysanız şimdi gerçek hayata dönün gençler. Çünkü hayat sözlerdeki gibi motivasyon dolu ve inanırsan başarabilirsin felsefesiyle senkronize yürümüyor. Realite planında tüm sebepleri elden geldiğince yerine getirip gerisini kimine göre yaratıcıya kimine göre de zamana bırakma belki de yapabileceğimiz en iyi şeylerden biri. Neyse bir sonraki Amerika Notları yazımda görüşmek üzere… Dualarda buluşalım.